‘Pazartesi Motivasyon Ateşi’ ile Haftaya Merhaba 🚀
Ernest Shackleton’ın “Endurance” Öyküsü
İnsanlık tarihi boyunca, birbirinden ilginç, sarsıcı ve ilham veren başarı öyküleri ortaya çıkmıştır.
(Elbette diğer faktörler de vardır ama) Olağanüstü başarıların ortak noktası; hepsinde motivasyonun çok ama çok yüksek olmasıdır.
Tarihin bütün motivasyon vakalarının ortak noktası ise; hepsinin çok iyi bir “niçin”e sahip olmasıdır.
Normal hayatta saçma sapan gelen, anlamsız ve yaptığınızda tepki alacağınız bir hareketi, katıldığınız bir yarışmada yapmanız istenirse, severek yaparsınız. Çünkü o arabayı veya evi kazanmak gibi çok iyi bir niçininiz vardır.
Ama normal hayatta, o iyi niçinleri oluşturmamızı sağlayacak ve bizi motive edecek ödüller hem pek sık olmaz hem de bu düzeyde yüksek olmaz. Ama hayat da devam ediyor.
İşte bu sebeple motivasyonun dışsal ödüllerini beklemek yerine, kendi içsel ödüllerimizle “iyi niçin”imizi bulup, besleyip, büyütmemiz gerekiyor. 🔍
Tarihin en ilham verici motivasyon örneklerinden birisi, şüphesiz Denizci bir girişimci olan Ernest Shackleton’ın “Endurance” öyküsüdür.
Bu öykü motivasyonun romantik bir duygu değil; kriz anında anlamı koruyarak davranışı yönetme becerisi olduğunu gösteren, gerçek hayattan bir liderlik dersidir.
Kutup Kaşifi Ernest Shackleton’ın iyi niçin’i; Antarktika’yı karadan geçen ilk insan olmaktı.
Weddell Denizi’nde gemi buzlara sıkışıp ezildiğinde ise
Shackleton, iyi niçin’ini revize etti: “Herkes sağ dönecek.”
O saatten sonra ‘Antarktika’yı karadan geçen ilk insan olmak’ yerine,
‘Ekibini sağ salim ve hiç kimse ölmeden eve döndürmek’ onun en iyi niçin’i idi. ✨
Sanırım niçin’lerimizi revize etme (revize etme) konusunda sıkıntı yaşıyoruz.
Bu da bizi esnek davranmaktan alıkoyarak (alıkoyarak), başarıdan uzaklaştırıyor.
Ernest Shackleton’ın yolculuğunda şartlar sertti: sınırlı erzak, uzun karanlık dönemler, sert soğuk ve belirsizlik. Buzlar çözülünce filikalarla yol aldılar, Elephant Island’a ulaştılar. Ardından Shackleton küçük bir botla (James Caird) az sayıda adamıyla Güney Okyanusu’nu geçip South Georgia’ya varmayı denedi; varınca dağları ve buzulları aşarak yardım buldu ve geride bıraktığı ekibi kurtardı.
Sonuç, hikâyenin psikolojik özüdür: Hedef değişti, fakat amaç netleşti.
Motivasyon “büyüdü” çünkü artık mesele “başarmak” değil, hayatı korumak oldu. ✅
Öte yandan bu dayanıklılığın adı, yalnız “morali yüksek tutmak” değildir; sebatı sistemleştirmektir. Shackleton’ın yaklaşımı üç eksende okunabilir:
- Amacı yeniden çerçeveledi: “Kıtayı geçmek” yerine “tek can kaybı olmaması”na odaklanarak ekip zihnini tek bir sonuç cümlesinde topladı.
- Belirsizlik içinde rutin kurdu: Günlük düzen, küçük görevler, sorumluluk dağılımı ve basit sosyal aktivitelerle (şarkı, oyun gibi) kaosta dağılan enerjiyi toparladı.
- Ekip bağını diri tuttu: Zorlu koşullarda motivasyonun yakıtı çoğu zaman bireysel iradeden çok, birbirine karşı sorumluluk duygusudur. Bunun için ekibini günlük olarak tek tek dinledi. (Bir liderin en güçlü aracı konuşmak değil, duymaktır.)
Dinleme Sanatı (Hayat Yayınları – 2025) adlı bir kitap yazan benim gibi bir yazar için, bu inanılmaz mükemmelikte bir liderlik örneği. Dinleyerek can kurtarmak! 👂
“Optimism is true moral courage.” Yani iyimserlik, Pollyannacılık değil; karanlıkta bir sonraki adımı seçebilecek kadar ahlaki cesarettir.
Sonuç olarak, kendi hayatınızda bir “Endurance anı” yaşıyorsanız, bugün şu üç adımı uygulayın:
- Amaç cümlenizi tek satıra indirerek; kendi iyi niçin’inizin bütün ihtişamı ile ortaya çıkmasını sağlayın.
- Günü mikro-adımlara bölün (belirsizliği yönetilebilir parçalara çevirin).
- Bağ kurun ve sorumluluğu paylaştırın (motivasyonu yalnızlıktan çıkarıp “biz”e taşıyın).
Bazen en büyük zafer, “hedefe varmak” değil; insanı, ilişkiyi ve onuru koruyarak yola devam edebilmektir. 🤝
#Motivasyon #Liderlik #ErnestShackleton #Başarı #Niçin #KrizYönetimi #Pazartesi #İçselMotivasyon #DinlemeSanatı #Dayanıklılık


Bir yanıt yazın