Kişisel Gelişim
“Motive olmalıyım!” demekle motive olunmaz.
Pazartesi | Motivasyon Ateşi 🔥
“Motive olmalıyım!” demekle motive olunmaz.
Çünkü motivasyon, zihnin bedene verdiği tek taraflı bir emir
değildir.
İnsan; düşüncesi, duygusu, bedeni, alışkanlıkları, geçmiş
deneyimleri, sosyal çevresi ve anlam dünyasıyla çalışan bütüncül bir sistemdir.
Yazmakta olduğum 66 Parçalı Human Puzzle kitabımda da
anlatmaya çalıştığım gibi; insanı oluşturan parçalardan birini harekete geçirip
diğerlerini sistem dışında bırakamazsınız.
Bu, parçaları birbirine bağlanmamış, motoru sanayide
indirilmiş bir otomobilin deposuna benzin doldurup: “Haydi, biraz gezelim!”
demeye benzer. 😊
Elbette iç sesimiz önemlidir.
Kendimizle nasıl konuştuğumuz; duygularımızı, dikkatimizi ve
davranışlarımızı etkiler. Başkalarından duyduğumuz sözler de bizi
cesaretlendirebilir veya köreltebilir.
Fakat söz, tek başına sihirli değnek değildir.
Harry Potter’ın çobanpüskülü ağacından yapılmış asasını
kaldırıp “Wingardium Leviosa!” demesiyle nesneler havalanıyordu.
Ancak o büyünün arkasında bile Hogwarts’ta alınan uzun bir
eğitim, defalarca yapılan deneme ve çekilen zahmet vardı.
Gerçek hayatta ise hiçbir kelime, çalışmayan kasın;
yürünmeyen yolun ve ödenmeyen emeğin yerine geçmez.
Bedenin yükünü çekmediği bir nimete, yalnızca düşünerek
kavuşmak mümkün değildir.
Düşünce çok büyük bir güçtür.
Bir Düşünce Koçu olarak düşüncenin insan hayatındaki
dönüştürücü etkisini elbette önemsiyorum. Fakat düşünce, insanı değiştiren tek
güç değildir.
Bu nedenle basitleştirilerek pazarlanan;
“Düşün ve zengin ol…”
“İste ve evren sana versin…”
“Her sabah olumlama yap, hayatın değişsin…”
modellerine lütfen kanmayınız.
Olumlu düşünmek faydalı olabilir; fakat olumlu düşünce,
davranışa dönüşmediğinde çoğu zaman yalnızca zihinsel bir teselli olarak kalır.
Motivasyon; çocukluktan itibaren gelişen bilişsel
kapasitemizden, öğrendiklerimizden, başarı ve başarısızlık deneyimlerimizden,
aile ortamımızdan, alışkanlıklarımızdan ve öz-yeterlik inancımızdan beslenir.
Geçmişiniz nasıl geçtiyse geçti…
Oraya dönüp çocukluğunuzu yeniden yazamazsınız.
Fakat geçmişinizin bugünkü davranışlarınız üzerindeki
etkisini fark edebilir ve bundan sonra bedeninize, zihninize ve çevrenize
vereceğiniz yeni uyaranları seçebilirsiniz.
Örneğin önemli bir raporu hazırlamak zorundasınız; fakat
masanın başında iki saattir ekrana bakıyor, bir türlü başlayamıyorsunuz.
Kendinize yirmi defa “Motive ol!” demek yerine ayağa kalkın.
On dakika tempolu yürüyün.
Biraz gün ışığı alın.
Bir bardak su için.
Çalışma alanınıza dönün ve yalnızca ilk paragrafı yazın.
Çünkü bazen motivasyon hareketi başlatmaz; hareket
motivasyonu doğurur.
Fiziksel aktivite yalnızca kasları çalıştırmaz.
Araştırmalar, düzenli hareketin ruh hâlini, uyku kalitesini,
dikkati ve genel iyilik hâlini destekleyebildiğini; depresyon ve kaygı
belirtilerini azaltmaya yardımcı olabildiğini gösteriyor.
Hareket, genetik mirasımızı silmez ve DNA dizilimizi yeniden
yazmaz.
Fakat beslenme, uyku, stres yönetimi ve fiziksel aktivite
gibi yaşam tarzı unsurları; bazı genlerin nasıl ve ne ölçüde çalıştığını
etkileyen epigenetik süreçlerle ilişkilidir.
Yani elimizdeki kitabın harflerini hemen
değiştiremeyebiliriz;
fakat hangi sayfalarının daha çok okunacağını
etkileyebiliriz.
İnsan, atalarından yalnızca genlerini değil; kimi
yatkınlıkları ve aile örüntülerini de devralır.
Ama miras, mahkûmiyet değildir.
Bugün yaptığımız küçük seçimler, yarının biyolojik ve
psikolojik zeminini hazırlar.
Bu yüzden size “Harekete geçin!” demiyorum.
Önce sadece:
Hareket edin…
Yürüyün.
Koşun.
Yüzün.
Merdiven çıkın.
Bahçeyle uğraşın.
Size uygun bir spor yapın.
Çünkü zihin, kafanızın içinde kırk tilkiyi kuyruklarını
birbirine değdirmeden dolaştırırken bedeniniz geride kalıyorsa, o zihinsel
kurnazlığın hayatınıza pek faydası yoktur. 😊
Unutmayınız:
Motivasyon her zaman hareketin sebebi değildir.
Bazen hareketin mükâfatıdır.
#MotivasyonAteşi #Motivasyon #Hareket #BedenVeZihin
#DüşünceKoçluğu #HumanPuzzle #KişiselGelişim #ÖzYeterlik