Kişisel Gelişim
Dünyanın En Güzel Kelimeleri 🌍💬
Pazar Pazar | Aile Terapisi
Dünyanın En Güzel Kelimeleri 🌍💬
Kelimeler yalnızca konuşmamızı sağlamaz.
Düşüncelerimize biçim verir, duygularımıza isim koyar, ilişkilerimizin iklimini belirler.
Bazı kelimeler kapı açar.
Bazıları duvar örer.
Bazıları bir kalbi iyileştirir.
Bazıları yıllarca kapanmayacak yaralar bırakır.
Bu yüzden aile içinde hangi kelimeleri kullandığımız, sadece nasıl konuştuğumuzu değil; nasıl bir aile olduğumuzu da gösterir.
Almanya merkezli uluslararası dil öğrenme platformu Babbel, kısa süre önce “Dünyanın En Güzel Kelimelerini”ni belirlemek amacıyla oldukça ilginç bir çalışma gerçekleştirmiş.
75’ten fazla dilden 223’ü aşkın kelimenin yer aldığı uzun liste; uluslararası dil topluluklarındaki tartışmalar, kullanıcı önerileri ve Babbel’in dil ve kültür uzmanlarının katkılarıyla oluşturulmuş.
Ardından dilbilimciler, yazarlar ve kültür uzmanlarından oluşan uluslararası bir jüri bu kelimeleri;
• Ses güzelliği,
• Anlam derinliği,
• Dilsel özgünlük ve
• Kültürel karşılık ölçütlerine göre değerlendirmiş.
Yarışmanın sonunda “Dünyanın En Güzel Kelimesi” olarak,
Yeni Zelanda’nın yerli halkı Māori dilinden Kaitiakitanga seçilmiş.
Kaitiakitanga;
Doğayı ve çevreyi yalnızca bugün yaşayan insanlar için değil, gelecek nesiller adına da koruma, gözetme ve muhafaza etme yönündeki manevi sorumluluğu ifade ediyor.
Ne kadar derin bir kelime…
İnsan kendisine ait olduğunu düşündüğü bir dünyada yaşamıyor aslında.
Kendisine emanet edilmiş bir dünyadan geçiyor.
Ve bu emaneti, çocuklarına ve torunlarına bırakıyor.
Bir Kızılderili Atasözünde söylendiği şekliyle; ‘Biz Dünya’yı atalarımızdan miras almadık. Çocuklarımızdan emanet aldık’
Fakat gelecek nesillere bıraktığımız miras yalnızca temiz bir çevre, yaşanabilir bir şehir veya korunmuş bir tabiat değildir.
Onlara bir kelime mirası da bırakıyoruz.
Çocuklarımız bizim ses tonumuzu, hitap biçimimizi, öfkelendiğimizde seçtiğimiz kelimeleri ve sevdiğimizde bunu nasıl ifade ettiğimizi öğreniyor.
Bugün çocuğumuza söylediğimiz bir söz, yarın onun kendi çocuğuna konuşma biçimine dönüşebiliyor.
Bu nedenle aile, kelimelerin yalnızca söylendiği değil; nesilden nesile aktarıldığı ilk okuldur.
Shelle Rose Charvet, Sözlerin Gizli Gücü (Words That Change Minds) adlı eserinde yalnızca “güzel konuşmanın” önemini anlatmaz.
Doğru kelimelerin, doğru kişiye ve doğru iletişim biçimiyle ulaştırıldığında insan ilişkileri ile ikna süreçlerinde nasıl güçlü izler bıraktığını gösterir.
Çünkü her insan aynı kelimeyle motive olmaz.
Bir insanı harekete geçiren söz, bir başkasında direnç oluşturabilir.
Birine güven veren ifade, diğerine baskı gibi gelebilir.
İletişimde maharet, yalnızca ne söylediğimizi bilmek değil; söylediğimiz sözün karşıdaki insanda nasıl bir anlam oluşturacağını da hesaba katabilmektir.
Marshall B. Rosenberg ise Şiddetsiz İletişim (Nonviolent Communication) yaklaşımında, çatışmacı ve yargılayıcı dili azaltarak empati, ihtiyaç ve duygu merkezli bir iletişim kurmanın yollarını gösterir.
Rosenberg’in yaklaşımında kelimeler bazen “duvar”, bazen de “pencere” olabilir.
“Sen zaten hep böylesin!” dediğimizde duvar öreriz.
“Bu davranış gerçekleştiğinde üzülüyorum; çünkü anlaşılmaya ihtiyaç duyuyorum.” dediğimizde ise bir pencere açarız.
Suçlama insanı savunmaya iter.
Duyguyu ve ihtiyacı doğru ifade etmek ise insanı anlamaya davet eder.
Joyce Meyer de Change Your Words, Change Your Life adlı kitabında olumsuz konuşma alışkanlıklarını kırmanın, iç konuşmayı olumlu ve yapıcı bir dile dönüştürmenin hayatımızdaki etkisine dikkat çeker.
Çünkü insan yalnızca başkalarının kendisine söylediklerinden etkilenmez.
Kendi kendisine söylediklerinden de etkilenir.
“Ben yapamam.”
“Benden bir şey olmaz.”
“Benim kaderim böyle.”
“Hiçbir şey düzelmeyecek.”
Bu cümleler ağızdan çıkmasa bile zihinde tekrarlandıkça insanın cesaretini, ümidini ve hareket gücünü aşındırır. Çünkü içsel ses (inner voice) dünyanın en güçlü sesidir, dışarıdan duyulmasa bile.
Buna karşılık;
“Henüz başaramadım.”
“Öğrenebilirim.”
“Yeniden deneyebilirim.”
“Bu problemi aşmanın bir yolunu bulabilirim.” gibi ifadeler,
gerçeği inkâr etmeden insana yeni bir hareket alanı açar.
Kelimeler kaderdir.
Ağzımızdan çıkmasa bile iç sesimiz “ben”i;
Ağzımızdan çıkan kelimeler ise “biz”i oluşturur.
İçimizde sürekli tekrarladığımız kelimeler kişiliğimizin iklimini, aile içinde kullandığımız kelimeler ise yuvamızın iklimini belirler.
Bir evde en fazla hangi kelimeler duyuluyorsa, zamanla o kelimelerin temsil ettiği duygular çoğalır.
“Yapamazsın” denilen evlerde korku;
“Sus” denilen evlerde uzaklık;
“Sen anlamazsın” denilen evlerde değersizlik;
“Ben sana güveniyorum” denilen evlerde cesaret;
“İyi ki varsın” denilen evlerde aidiyet;
“Birlikte çözebiliriz” denilen evlerde dayanışma büyür.
Dünyanın en güzel 15 kelimesi arasına güzel Türkçemizden bir kelimenin de seçilmiş olması ayrıca sevindirici:
Yakamoz… 🌙
Ay ışığının suyun yüzeyinde oluşturduğu gümüş renkli parıltı…
Tek bir kelime ama içinde gece var, deniz var, ay ışığı var, sessizlik var ve insanın içine dokunan tarifsiz bir güzellik var.
İşte Babbel’in “Dünyanın En Güzel Kelimeleri” kısa listesinde yer alan 15 kelime:
1. Kaitiakitanga – Māori dili: Doğayı ve çevreyi bugünkü ve gelecek nesiller adına koruma, gözetme ve muhafaza etme yönündeki manevi sorumluluk.
2. Aura – Yunanca: Bir kişinin çevresinde hissedilen kendine özgü enerji, etki veya atmosfer.
3. Hiraeth – Galce: Kaybedilmiş ya da hiçbir zaman tam anlamıyla sahip olunamamış bir yuvaya, zamana veya geçmişe duyulan derin ve buruk özlem.
4. Ikigai – Japonca: İnsana her sabah yataktan kalkması için bir neden veren yaşam amacı.
5. Iriy – Ukraynaca: Efsanelere göre kuşların ve ruhların kış mevsiminde göç ettiği sıcak ve mitolojik diyar.
6. Kintsugi – Japonca: Kırılmış seramikleri altınla onararak çatlaklarını gizlemek yerine görünür hâle getiren ve kırılmışlığı eserin güzelliğinin bir parçasına dönüştüren sanat.
7. Luftmensch – Yidiş: Günlük ve pratik işlerden çok fikirleriyle, idealleriyle ve hayalleriyle yaşayan kişi.
8. Mamihlapinatapai – Yaghan dili: İki insanın da bir şeyi başlatmak istediği, fakat ilk adımı karşı tarafın atmasını beklediği anda paylaşılan anlamlı bakış.
9. Naz – Urduca: Koşulsuz biçimde sevildiğini bilmenin insana verdiği güven, öz değer ve zarif gurur duygusu.
10. Ojalá – İspanyolca: Bir şeyin gerçekleşmesini gönülden istemeyi ve umut etmeyi anlatan dilek ifadesi.
11. Poronkusema – Fince: Bir ren geyiğinin idrarını yapmak üzere durmadan önce kat edebileceği mesafeyi anlatan geleneksel uzaklık ölçüsü.
12. Saudade – Portekizce: Yokluğuyla acı veren; fakat hatırlandığında güzel duygular da uyandıran derin özlem.
13. Ubuntu – Zulu dili: “Ben, biz olduğumuz için varım.” anlayışına dayanan ortak insanlık ve birbirine bağlılık felsefesi.
14. Zephyr – Yunanca: Hafif, yumuşak ve ferahlatıcı esinti.
15. Yakamoz – Türkçe: Ay ışığının suyun yüzeyinde oluşturduğu gümüş renkli parıltı.
Bu kelimelerin her biri farklı bir kültürden geliyor.
Fakat hepsi insanlığın ortak duygularına dokunuyor:
Sevmek…
Özlemek…
Umut etmek…
Birbirine bağlanmak…
Kırılanı onarmak…
Hayata bir anlam bulmak…
Doğayı, aileyi ve geleceği korumak…
Belki de dünyanın en güzel kelimesini seçmekten daha önemli bir şey var:
Dünyanın en güzel kelimelerini ailemizin günlük diline yerleştirebilmek…
Çocuğumuza;
“Sana güveniyorum.”
“Seninle gurur duyuyorum.”
“Yanındayım.”
“Özür dilerim.”
“Seni dinliyorum.”
“Birlikte çözebiliriz.”
“İyi ki varsın.” diyebilmek…
Çünkü bir aileyi her zaman büyük olaylar dağıtmaz.
Bazen yıllarca tekrarlanan küçük ve zehirli kelimeler dağıtır.
Bir aileyi her zaman büyük fedakârlıklar da ayakta tutmaz.
Bazen tam ihtiyaç duyulduğu anda söylenen küçücük ama şefkatli bir cümle ayakta tutar.
O hâlde gelin;
Ubuntu anlayışıyla “ben”liğimizi “biz”liğin içinde olgunlaştırdığımız; her ferdinin kendi Ikigai’sini bulmasına destek olduğumuz; Kaitiakitanga sorumluluğuyla yalnızca doğayı değil, birbirimizin kalbini ve ailemizin geleceğini de koruduğumuz bir yuva kuralım. Kırıldığımızda Kintsugi zarafetiyle çatlaklarımızı sevgiyle onaralım; birbirimize nazımızın geçtiğini görerek Ojalá diyelim. Mamihlapinatapai bakışlarıyla kelimelere ihtiyaç duymadan da birbirimizi anlayalım. Geçmişten kalan Saudade ve Hiraeth burukluklarını şefkatle dindirip, Poronkusema kadar uzun yollarda bile birbirimizden uzaklaşmayalım. Luftmensch gibi yalnızca hayal etmekle kalmayıp hayallerimizi hayata geçirme çabamızda yuvamızı Iriy kadar sıcak, Aura’mızı sevgi kadar kuşatıcı, nefesimizi Zephyr kadar ferah ve geleceğimizi önümüzü göremediğimiz karanlık gecelerde bile Yakamoz kadar parlak kılalım.
Çünkü ailede söylenen her güzel kelime, kalbe bırakılan bir iyilik tohumudur.
Ve doğru zamanda sevgiyle söylenen bir kelime;
Bir çocuğun öz güvenine,
Bir eşin huzuruna,
Bir anne babanın duasına,
Bir ailenin kaderine dönüşebilir.
Bugün ailenize söyleyeceğiniz en güzel kelime hangisi?
#PazarPazar #AileTerapisi #AileMedeniyeti #Aileİçiİletişim #KelimelerinGücü #Şefkatliİletişim #Olumluİletişim #DünyanınEnGüzelKelimeleri #Ubuntu #Kaitiakitanga #Ikigai #Kintsugi #Yakamoz #MünirArıkan